Bilişsel Davranışçı Terapi Yaklaşımları

Bilişsel Davranışçı Terapi Yaklaşımları

Yazan: Dr. Murat Artıran ve Merve Cansu Çavuş, 5 Ağustos 2019


Kaynakça metni (APA formatında):

Artıran, M. & Tacı, M. C. (2019). Bilişsel Davranışçı Terapi Yaklaşımları. Erişim adresi: http://rasyonelpsikoloji.com/bilimsel-makaleler/


Bilişsel Davranışçı Terapi veya da kısaltılmış ismiyle BDT (ing. CBT), zihinsel sağlığı artırmaya yönelik psiko-sosyal bir terapi disiplinidir. İlk olarak Albert Ellis tarafından Rasyonel Psikoterapi olarak 1955 yılında, günümüzde tüm bilişsel davranışçı terapilerin temeli olan ABC Modeli ile ortaya konulmuştur (Artıran, 2015). BDT, kişileri kötü yönde etkileyen “bilişsel çarpıtmalar” adını verdiği düşünce örüntülerini kişiye sürekli sorgulatarak (Sokratik sorgulama) onları değiştirmeyi ve yerine daha sağlıklı ve kişiye yardımcı olabilecek düşünce örüntüleri koymayı hedefler. Bu yöntem ile bireye doğru bir şekilde duygularını ve düşüncelerini kontrol etme öğretilir. İlk başlarda depresyon tedavisi odaklı başlayan BDT, ilerleyen zamanlarda daha pek çok psikolojik rahatsızlığın tedavisinde kullanılmaya başlanmış ve olumlu etkileri sayısız kez bilimsel araştırmalarla kabul edilmiştir. Özellikle, anksiyete, depresyon, fobiler ve obsesyonlarda en güçlü psikoterapi yaklaşımı olarak görülmektedir.

Bilişsel Davranışçı Terapi, Bilişsel (Cognitive) Psikoloji ve Davranışçı (Behavorism) Psikolojinin temel prensip ve yaklaşımlarının bütüncül bir şekilde ele alındığı bir terapi metodudur. Kendinden önceki psikoterapi yaklaşımlarının aksine, BDT tamamıyla “problem odaklı” ve “aksiyon merkezli” bir yaklaşımdır. BDT’ye göre bir çok psikoloji rahatsızlığın temelinde bilişsel çarpıtmalar, yanlış ve irrasyonel düşünceler ve davranışsal hatalar yatar ve bu etmenler psikolojik rahatsızlıkların daha da ilerlemesine neden olur. Bu düşünce süreçlerini ve davranış örüntülerini değiştirmek, psikolojik rahatsızlığın çözümünde temel olarak rol oynamaktadır.

Özellikle ağır olmayan depresyon ve anksiyete, stres sonrası travma bozukluğu, tik bozuklukları, madde kullanımı, yeme bozuklukları ve sınırda kişilik bozukluğu gibi rahatsızlıklarda BDT’nin en az ilaç tedavisi kadar etkili olduğu bir çok çalışma ile kanıtlanmıştır. (Hollon, Beck& Lambert). Ağır seyreden depresyon, OKB, opiyat bağımlılığı, bipolar bozukluk ve psikotik bozukluklarda ise BDT’nin ilaç tedavisinin yanında tamamlayıcı bir tedavi yöntemi olduğu yine sayısız araştırma ile desteklenmiştir (Shedler, 98-109).

Bilişsel Davranışçı Terapinin Gelişim Süreci

BDT’nin tarihçesi Antik Yunan filozoflarına kadar uzanmaktadır, özellikle de Stoacı filozofların düşünceleri bugün ki BDT yaklaşımının temellerini atmış olarak düşünülebilir. (Robertson, 2010). Başta Epiktetos olmak üzere, Stoacı filozoflar mantığın sesi ile yanlış düşüncelerin fark edilip elimine edilebileceğini öngörmüşlerdir. Aaron T. Beck’in “Bilişsel Terapi’nin kökenleri Stoacı filozoflara kadar izlenebilir” sözü ve Albert Ellis’in Epiktetos hakkında görüşleri de BDT’nin tarihinin Antik Yunan’a kadar uzandığının desteklemektedir. (Beck et al., 1979), (Engler, 2006).

BDT’nin modern kökenlerini ise psikolojinin iki ayrı kolundaki gelişimler oluşturmaktadır. İlk olarak 1920’li yıllarda John B. Watson’ın davranışçılık üzerine olan çalışmaları ve 1924 yılında Mary Cover Jones’un davranışçı yaklaşımı terapide kullanması Davranışçı Terapi’nin ortaya çıkışını sağlamıştır. (Rachman, 1997). Bu çalışmalar 1950’lerde Joseph Wolpe’nin Davranışçı Terapiyi geliştirmesine ve sağlam bir temele oturtmasına olanak sağlamıştır. Ardından Hans Eysenck ve Arnold Lazarus gibi bilim insanları Klasik Koşullanma yöntemleri ile yeni bir Davranışçı Terapi yöntemi geliştirmişlerdir. (Corsini & Wedding, 2008). Aynı zamanda B.F. Skinner ve Albert Bandura’nın davranışçı yaklaşımları sayesinde BDT’nin “Davranışçı” kolu sağlam temeller üzerine oturmuştur.

Bilişsel Psikoloji Yaklaşımı ise temel olarak Alfred Adler’in fikirlerinden ilham alınarak başlamıştır. Adler’in düşünce örüntülerindeki hatalar, yanlış hayat hedefleri ve davranışların nasıl sağlıksız bir zihne yol açacağı hakkındaki düşünceleri Albert Ellis’i oldukça etkilemiştir. (Mosac & Maniacci, 2008). Albert Ellis, bilinen en eski bilişsel psikoterapi yaklaşımının kurucusudur. Albert Ellis, Rasyonel Duygucu Terapi’yi geliştirirken, aynı anda bir başka isim, Aaron T. Beck Freud’un psikanalitik yaklaşımını kullanırken aslında bilinçaltından çok belli duygusal ve düşüncesel örüntülerin farkında olunmadan bilinci etkilediğini fark etmiştir. İnsanlarda duygusal stresi yaratan durumların aslında “Otomatik Düşünceler” adını verdiği düşüncelerden kaynaklı olduğunu düşünen Beck, Albert Ellis ile beraber Bilişsel Terapi’nin temellerini atmıştır. (Oatley, 2004).

İlk başta iki ayrı koldan ilerleyen “Davranışçı Terapi” ve “Bilişsel Terapi”, 1980’li yıllarda birbiri içine geçmeye başlamıştır. Bunun temel sebebi ise birbirlerini çok iyi şekilde tamamlayabilmelerinden ileri gelir. David M. Clark ve David H. Barlow’un panik bozukluğu üzerinde yaptığı çalışmalar Bilişsel Terapi ile Davranışçı Terapinin bir bütün olarak ele alınmasını başlatan çalışmalar olmuştur. (Rachman, 1997). Zaman içinde BDT terimi bütün bilişsel ve davranışçı terapi yaklaşımlarını bir çatı altında toplayan bir kavram olmuştur. Bu terapi yaklaşımlarına örnek olarak Rasyonel Duygucu Davranışçı Terapi, Kabul ve Kararlılık Terapisi, Diyalektik Davranış Terapisi ve EMDR örnek olarak verilebilir.

 

Kaynakça

Artiran, M. (2015). Rasyonel (Akılcı) Duygucu Davranışçı Kuram Ve Öz-Belirlenim Kuramı Çerçevesinde Yeni Bir Ölçek: Akılcı-Duygucu Öz-Belirlenim (ADÖB) Ölçeği’nin Geliştirilmesi – Doktora Tezi. İstanbul Arel Üniversitesi. Yayınlandı.

Hollon SD, Beck AT. MJ Lambert (ed.). Bergin and Garfield’s Handbook of Psychotherapy.

Shedler J (2010). “The efficacy of psychodynamic psychotherapy” (PDF). American Psychologist65 (2): 98–109. CiteSeerX 10.1.1.607.2980doi:10.1037/a0018378PMID 20141265.

Donald Robertson (2010). The Philosophy of Cognitive-Behavioural Therapy: Stoicism as Rational and Cognitive Psychotherapy. London: Karnac. p. xix. ISBN 978-1-85575-756-1.

Beck AT, Rush AJ, Shaw BF, Emery G (1979). Cognitive Therapy of Depression. New York: Guilford Press. p. 8. ISBN 978-0-89862-000-9.

Rachman, S (1997). “The evolution of cognitive behaviour therapy”. In Clark, D; Fairburn, CG; Gelder, MG (eds.). Science and practice of cognitive behaviour therapy. Oxford: Oxford University Press. pp. 1–26. ISBN 978-0-19-262726-1.

Engler, B. (2006). Personality theories (7th Ed.) p. 424. Boston, MA: Houghton Mifflin Company.

Corsini, R. J. & Wedding, D. (Eds.) (2008). Current psychotherapies (8th Ed.). Belmont, CA: Thomson Brooks/Cole.

Mosak H. H. & Maniacci, M. (2008). Adlerian psychotherapy. In R. J. Corsini & D. Wedding. Current psychotherapies (8th ed.). pp 63-106. Belmont, CA: Thomson Brooks/Cole.

Oatley, K. (2004). Emotions: A brief history p. 53. Malden, MA: Blackwell Publishing.

Related Articles

DSM IV ve V Arasındaki Farklar Nelerdir?
admin1 @ 2019-11-12 11:08:26
Çift ve Evlilik Terapisi
admin1 @ 2019-11-08 13:38:16
Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM)
admin1 @ 2019-11-07 10:40:25
Oyun Terapisi Nedir?
admin1 @ 2019-11-01 14:12:42
Sanat Terapisi Nedir?
admin1 @ 2019-11-01 13:05:11

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Paylaş