Bilişsel Davranışçı Terapi ve Pozitif Psikoloji Üzerine: Pozitif Bilişsel Davranışçı Terapi

Terapi kelimesini duyduğunuzda aklınıza ne geliyor? Çoğu insan, filmlerde gördüklerimizle ilgili bir vizyona sahip, sandalyesinde oturan bir klinisyen, elinde bir kalem ve kağıt ile birliktedir, danışan ise yatmaktadır ve duyguları hakkında konuşur. Bu aslında bir tür terapi olmasına rağmen, bu bize terapinin ne olduğu ve ne olabileceğine dair tüm resmi vermez. Psikoloji alanında birçok çeşit “terapi” vardır. Bilişsel Davranışçı Terapi, daha popüler olarak BDT olarak anılır ve bunlardan biridir. BDT, 20. yüzyıldan beri varlığını sürdürmektedir. BDT’nin anksiyete, belirli davranış sorunları ve hatta belirli fobi türleri olan insanlar için oldukça etkili olduğu bilinmektedir. BDT genellikle belirli zorluklarda kullanılıyorsa, Pozitif BDT tam olarak nedir?

Pozitif Psikoloji, ilk sunulduğu günden bu yana sürekli olarak gelişmiştir. İnsanların gelişmesine yardımcı olmayı amaçlamaktadır bu bağlamda bireyin refahını artırmaya yardımcı olan ve gelişmesine izin veren faktörleri vurgular. Diğer psikoloji dallarını da kapsamakta ve farklı terapi türlerinde de kullanmaktadır. Pozitif BDT ise diğer terapi türlerinin yanı sıra iyimserlik, minnettarlık ve dayanıklılık gibi kavramlar üzerinde çalıştığı için pozitif psikolojinin gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır.

Pozitif BDT’nin nasıl geleneksel BDT’ye dayandığını, birbirlerine nasıl benzediklerini ve Pozitif BDT’yi öncüsünden farklı kılan şeyin ne olduğu yazının ilerleyen kısımlarında açıklanacaktır. Pozitif Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), adından da anlaşılacağı gibi, BDT’nin ana kavramları üzerine kurulmuştur. BDT modeli başlangıçta depresyon ve anksiyete gibi belirli sorunları olan kişilere yardımcı olmak için kullanılmıştır. Bireylerin, genellikle sorunlarının kaynağı olarak görülen uyumsuz düşüncelerini anlamalarına yardımcı olmaktadır. Soruna, soruna neyin neden olduğuna ve soruna olası müdahalelere odaklanmaktadır. Pozitif BDT ise, bir kişinin karşılaştığı tüm sorunlara ve neyin işe yaramadığına odaklanmak yerine, terapiyi bir kişiyle doğru olana ve neyin işe yaradığına odaklanmaya kaydırmaktadır.

Bilişsel Davranışçı Terapi ve Positive Psikoloji Üzerine

Bilişsel modelin dayanıklı ve genişletilebilir doğası diğer terapilerden ayrılan en güçlü özelliğidir. Düşünceler, ruh halleri ve davranışlar arasında karşılıklı bir etkileşim olduğu şeklindeki basit ama güçlü fikir, deneyimleri anlamanın dikkate değer bir yoludur. Model ayrıca kendimize ve başkalarına bakma biçimlerimizi yaratan veya bunlara katkıda bulunan deneyimleri açıklar. Bilişsel model, bir kişinin deneyiminin net bir şekilde anlaşılmasına izin verir ve olası bilişsel ve davranışsal müdahalelerin bir haritasını oluşturur. Pozitif psikoloji, son 15 yılda psikolojideki en heyecan verici gelişmelerden biri olmuştur. BDT’nin önde gelen isimlerinden Martin Seligman’ın pozitif psikolojinin ön saflarında yer alması şaşırtıcı değildir. BDT modeli, pozitif psikolojideki yeni gelişmelerle tamamen tutarlı görünmektedir. Pozitif psikoloji, pozitif duygu, minnettarlık, kişinin kendine ve geleceğine dair pozitif bir vizyon, anlam, bağlılık, iyimserlik, pozitif etik, dayanıklılık, kendi kaderini tayin etme, farkındalık, şefkat, empati, fedakarlık ve affetme kavramlarını öne sürmüştür.

Geleneksel BDT modeli, olumlu ve olumsuz deneyimleri ve olumlu psikolojinin odak noktası olan diğer boyutları anlamak için bir şablon olabilir. Bilişsel terapistler, depresif hastaların olumsuz, karamsar açıklayıcı tarzına çok aşinadır. Bu durum tedavide düzenli olarak ele alınmaktadır. Bu madalyonun karşı tarafı iyimserlik geliştirmek diğer bir deyişle olumlu bir psikoloji alıştırmasıdır. Araştırmalar, iyimserliğin mutluluk veya esenlik duygusuyla ilişkili olduğunu göstermiştir. Ruh halimizdeki (mutluluk) bir değişikliği etkileyen düşüncemizdeki (iyimserlik) bir değişiklik, karşılıklı etkileşim içinde olan BDT modelinin doğasıdır. Sin, Della Porta ve Lyubomirsky gibi araştırmacılar iyilik davranışlarının (davranışlarının) uygulanmasının da mutluluğa katkıda bulunduğunu gösteren makaleler paylaşmaya devam etmektedir (Sin et al., 2011). Benzer şekilde, bu durum davranış veya bilişteki herhangi bir değişikliğin ardından ruh halindeki bir değişikliğin geleceğini öneren BDT modeliyle tamamen tutarlıdır. BDT modeli, bu pozitif psikoloji egzersizlerinin sonuçlarını açıklamanın bir yoludur. Pozitif psikoloji alanındaki araştırma bulguları, BDT modelini olumlu duygulara ve iyi olma hissine doğru genişletebilir. Minnettarlık, birçok dini gelenekte temel bir temadır ve pozitif psikoloji literatüründe kapsamlı bir şekilde araştırılmıştır. Minnettarlık, kişinin hayatındaki minnettar olduğunuz insanlar, olaylar ve deneyimler hakkında düşünme yeteneği ve isteğidir. Minnettarlık bir inanç ya da bilişsel işleme tarzı olarak düşünülebilirken, minnettarlığın ifadesi bir davranıştır. Minnettarlık, baş ve kalbin birleşimidir. Araştırmalar, minnettar bir tavrın ve minnettarlığın davranışsal ifadesinin daha büyük bir mutluluk duygusuna yol açacağını gösteriyor. Bu durumda, BDT karşılıklı etkileşim modeli akla geliyor, ancak geleneksel olarak bahsettiğimiz olumsuz yön yerine olumlu yönde. BDT ile pozitif psikoloji arasındaki bağlantı, pozitif psikolojiden kaynaklanan tedavi müdahalelerinde de belirgindir. Martin Seligman ve Tayyab Rashid, Pozitif Psikoterapi: Bir Tedavi El Kitabı’nın ortak yazarıdır (Rashid & Seligman, 2018). Kitap, pozitif psikoloji ilkelerine dayalı, depresyon için on dört seanslık bir grup psikoterapi modelini içermektedir. Tedavi müdahaleleri kısmen olumlu bilişsel ve davranışsal egzersizler olarak kabul edilebilecek şeyleri içerir. Bunlar, nimetleri tanıma (bilişsel), gün içinde meydana gelen olumlu deneyimleri tanımlama (bilişsel), affetme mektubu yazma (bilişsel), bir minnettarlık (bilişsel) mektubu, iyimserlik geliştirme (bilişsel), zevkli faaliyetlerde bulunma (davranışsal), tat alma (bilişsel ve davranışsal) ve yaşamda anlam geliştirmedir (bilişsel). Araştırmalar çok erken aşamalarında olmalarına rağmen, bu tedavi kılavuzuna dayalı olarak depresif hastalara olumlu bir psikoterapi grubu müdahalesi önemli ve cesaret verici sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Bununla birlikte, hepimizin oldukça aşina olduğu BDT modeli, pozitif psikoloji müdahalelerinin klinik ve klinik olmayan popülasyonlarda nasıl çalıştığını anlamamız için bir olanak sağlayabilir. Bilişsel modelin bütünleştirici bir gücü vardır ve pozitif psikolojideki heyecan verici bulguların çoğu, entegre edilerek kullanılabilir. Pozitif psikoloji ilkelerini ve bulgularını BDT modeline entegre etmek sadece danışanların iyileşmesine yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda mutluluk, anlam, amaç duygusu ve esenlik geliştirmelerine de yardımcı olabilir.

Positive Bilişsel Davranışçı Terapi ve Bilişsel Davranışçı Terapi Farklılıklar

Pozitif BDT, geleneksel BDT’den, danışanların terapiden daha önemli ve uzun vadeli faydalar elde etmelerine yardımcı olma arzusundan ortaya çıkmıştır. Bu iki terapi türünün benzer bir amacı vardır bu amaç danışanın yaşamında istenen değişikliği sağlamaktır.

Pozitif BDT ile geleneksel BDT arasındaki önemli bir fark, odaklandığı düşünce ve inanç türleridir. Geleneksel BDT, problem çözmeye odaklanır. Neyin yanlış olduğuna bakar ve düzeltmek için olası müdahaleleri bulur. Genellikle, danışanın sınırlamalarına ve eksikliklerine odaklanır. Temel fark buradan gelmektedir. Pozitif BDT ise danışanın olumlu duygular hissetmesine, evde ve işte meşgul olmasına, anlam kazanmasına, başarıları deneyimlemesine ve olumlu ilişkiler sürdürmesine yardımcı olmaya odaklanır. Bireyin refahını artırmaya yardımcı olan ve gelişmesine izin veren faktörleri vurgular. Bireyin güçlü yönlerine, yeteneklerine, deneyimine ve kaynaklarına bakmasına yardımcı olmayı amaçlar.

Pozitif BDT insanlara yardım etmek için güçlü yönlere dayalı bir yaklaşıma da dayanmaktadır. Bu bakış açısı, bireyin içsel çatışmalarla ve stresli durumlarla etkili bir şekilde başa çıkması ve söz konusu sorunlarına çözüm bulması için yeterli kaynaklara sahip olduğunu vurgular. Bu yaklaşım aynı zamanda terapist ve danışan arasında işbirliğine dayalı bir süreci teşvik eder. Danışanı güçlü yönlerini keşfetmeye ve bunları yaşamının belirli alanlarına nasıl uygulayabileceğine karar vermeye teşvik eder.

Ayrıca Pozitif BDT geleneksel BDT’den farklı olarak “aşağı ok” yerine “yukarı ok tekniği” kullanır. “Aşağı ok tekniği”, danışanların olumsuz duygu ve davranışlara yol açan düşünce ve inançları belirlemelerine yardımcı olur. Aynı zamanda sorun odaklıdır ve genellikle neyin yanlış olduğuna bakar. “Bunun nesi kötü?” gibi belirli sorular “Ne çalışmıyor?” “Ne yardımcı olmuyor?” ve “Olabilecek en kötü şey nedir?” geleneksel BDT’de kullanılan aşağı yönlü soru örnekleridir. Öte yandan, yukarı ok tekniği “Neyi değiştirmek istersiniz?” gibi sorular sorar. “Bu durum değiştiğinde nasıl hissedeceksin?” “Bu, hayatınızda veya durumunuzda neyi değiştirecek?” ve “En iyi durum senaryosu nedir?” sorulabilecek sorulardan bazılarıdır. Bunlar, danışanın olumlu düşüncelerine ve tepkilerine odaklanır. Ayrıca, danışanın olasılıklar aramasına ve söz konusu sorununa istisnalar bulmasına da olanak tanır.

Özetle, Pozitif BDT, geleneksel BDT ile benzer teknikleri kullanır. Ancak, pozitif BDT süreci, bireylerin kendileri hakkında neyin işe yarayıp neyin doğru olduğuna ve içinde bulundukları duruma odaklanmalarına yardımcı olur. Temel bağlamda geleneksel BDT’den ayıran her zaman olumluya odaklanan teknikleri ve aktivitelerdir. Pozitif BDT’de kullanılan müdahaleler, danışana minnettarlık, iyimserlik, zihniyet ve direnç konusunda yardımcı olmakta bu kavramları aşılamaktadır. Geçmişe bakmak ve sorunlarımızı değerlendirmek faydalı olsa da, Pozitif BDT, neyi değiştirebileceğimize, yani bugünümüze ve geleceğimize odaklanarak daha uzun süreli faydaların sağlanmasını teşvik eder. Bu değişiklikleri, yararlı düşünce ve inançlarımızın yanı sıra uyarlanabilir davranışlarımıza da dikkat ederek başarabiliriz. Yeteneklerimizi, kaynaklarımızı ve güçlü yönlerimizi belirledikten sonra, Pozitif BDT bizi bunlarla daha fazlasını yapmaya ve kendimiz için istediğimiz geleceği elde etmek için başa çıkma şeklimizde küçük değişiklikler yapmaya teşvik eder.

Der; Burcu Kavuk

References

Rashid, T., & Seligman, M. P. (2018). Positive psychotherapy: Clinician manual. Oxford University Press.

Sin, N. L., Della Porta, M. D., & Lyubomirsky, S. O. N. J. A. (2011). Tailoring positive psychology interventions to treat depressed individuals. Applied positive psychology: Improving everyday life, health, schools, work, and society, 79-96.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Paylaş