Akılcı Duygucu Davranışçı Terapi

Akılcı Duygucu Davranışçı Terapi

Yazar: Murat Artıran, Ph.D.

29 Ağustos 2015

Diğer adıyla Rasyonel Duygucu Davranışçı Terapi’dir.

Dr. Albert Ellis 1958’de Rasyonel Psikoterapi adıyla başlatmış olduğu terapötik kuramını 1994 yıllarına gelindiğinde Rasyonel (Akılcı) Duygucu Davranışsal Terapi olarak adlandırmıştır (Ellis, 1994; Bernard & DiGiuseppe, 2000; Collard & O’Kelly, 2011). Kuram bilişsel, duygusal ve davranışsal süreçlerin insanların psikolojik iyi olma hallerini, duygu durumlarını, davranışlarını, beden sağlıklarını, kişiler arası ilişkilerini ve sosyal hayatlarını etkilediğini öne sürer (Ellis, 1987, Bernard & DiGiuseppe, 2000; Dryden, 2011).

Kuramını felsefi bilgiye dayandıran Ellis, uzak doğu ve antik çağ filozoflarının düşüncelerden ve özellikle Stoiklerden etkilendiğini ifade eder (Ellis, 1958, 1979). Epectatus’a göre insanlar ‘şeyler’den dolayı değil ancak onları nasıl algıladıklarından dolayı etkilenirler (Ellis, 1958, 1979, 1994). ADDK’ye göre de insanlar olaylar veya durumlar karşısında davranım veya duygulanım içerisine girmez ancak bu olay veya durumları nasıl algıladıkları ve nasıl değerlendirdiklerine bağlı olarak davranış, duygulanım ve düşünceler içerisinde olurlar.

ADDK’nin bir diğer felsefi kaynağı Epikürizmden gelir, yani aslında ADDK, Stoacılık ve Epikürcülük sentezinden yola çıkan bir yaklaşıma sahiptir (DiGiuseppe ve ark., 2014). Bilişsel, duygusal ve davranışsal süreçlerin merkezinde RDDK’ye göre akılcı olmayan ve akılcı olan inanışların aracı rolü vardır (Ellis, 1987, 1994, 2003; Doyle, DiGuisseppe ve Dryden, 2015). Wayne Froggat (2005) akılcı olmayan inanışlar hakkında, insanın hedefine ulaşmasını engellediğini, kişinin stres altında hissetmesine ve uyuşmasına sebep olan aşırı duygular oluşturduğunu, kişinin kendisine ve genel olarak hayatına zarar vermesine yol açtığını belirtir. “Kişi kafasında gerçeği çarpıtır ve olayları mantıksız şekillerde yorumlar ve akılcı olmayan inanışlar kişinin kendisini, çevresindekileri ve dünyayı bu mantıksız yolla değerlendirmesinin devamlılığına neden olur” (Froggat, 2005, s. 2).

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Paylaş