Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim

Ergenliğin Psikolojisi

 

              İnsan, doğumdan ölüme kadar gelişen yaşam döngüsü içerisinde birbirinden farklı gelişim dönemlerinden geçmekte ve bu dönemler içerisinde her biri farklı olan fizyolojik ve psikolojik bazı özellikler göstermektedir. Yaşam döngülerini dikkate alarak kişinin yaşamını genel hatlarıyla; bebeklik, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılık gibi ana gelişim dönemlerine ayırarak incelemek mümkündür. Bu ana dönemlerden biri olan Ergenlik dönemi, birçok farklı açıdan ele alınıp incelenebilir. Ergenlik sözcüğü Latince kökenli “adolescere”den gelen büyüme anlamının karşılığı olarak kullanılmaktadır. Ergenliğe, gelişim döngüsü içerisinde çocukluk döneminin bitişiyle birlikte fizyolojik olarak yetişkinliğe ulaşıncaya kadar geçen bir süreç diyebiliriz. Yani ergenlik dönemi yetişkin olmanın ilk basamağını oluşturmaktadır. Yaş aralıkları birçok ergenlik tanımında değişmektedir, bu bağlamda kesin bir yaş aralığı vermenin doğru olmadığı düşünülmektedir.

          Ergenlik dönemi yaşamın en önemli evrelerinden birisidir. Ergenliğin psikolojisine baktığımızda çeşitli fizyolojik, sosyal, ahlaki ve duygusal değişimler görmek mümkündür. Ergenin fiziksel gelişimi çok hızlıdır. Akla gelen en önemli gelişmeler boy ve ağırlık artışıyla, iskelet ve kas gelişimidir Aynı zamanda bu hızlı büyüme ile beraber beden oranlarında da dengesizlik ve orantısız büyüme görülebilir. Fiziksel olarak bu değişim sürecinin içerisine girmesi bireyin kendisini algılayışı ve beden algısı ile ilgili yeni imgeler oluşturmaktadır. Fizyolojik değişimlerin kendisi başlı başına duygusal anlamda farklılıklar yarattığı gibi ergenin içinde bulunduğu ruh hali de psikolojisinde değişimlere yol açabilmektedir. Ergenlik dönemindeki duygusal farklılıklar söz konusu olduğunda dikkat çeken en önemli unsurlardan birinin, duyguların yoğunluğundaki artış ve istikrarsızlık olduğu söylenebilir.

         Ergenlik, duyguların çok yoğun yaşandığı bir dönem olabilmektedir. Örneğin, endişe duygusu anksiyete boyutunda, can sıkıntısı yoğun öfke nöbetleri şeklinde olabilir. Aynı zamanda eş zamanlı suçluluk, yoğun üzüntü, utanç, kıskançlık gibi yıkıcı, sağlıksız olumsuz duygular da olabilmektedir. Tetikleyiciler, stresör faktörler ile bu yoğunluk artma eğilimine girebilir. Ayrıca Ergenlik çağında mantıklı ve soyut düşüncenin başlamasıyla ahlak değeri gelişir. Ergenlik döneminin önemli diğer gelişim boyutu ise sosyal değişimlerdir. Bağımsızlık ve özerklik kurma istekleri sonucu duygusal anlamda dalgalanmalar yaşanabilmektedir. Bu durumda zaman zaman baş kaldırmalar, zaman zaman ise bir yere ait olma isteğine yol açabilmektedir.

 

Uzm. Kln. Psk. Büşra Karakoç Güzel

 

Koç, M. (2004). Gelişim Psikolojisi Açısından Ergenlik Dönemi ve Genel Özellikleri . Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 1 (17) , 231-238

Genç, G. (1989). Ergenlik Puberte’te Fizyolojik Değişikler. Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dergisi, 5 (2), 59-67

Paylaş

Paylaş