Boşanma ve Çocuk

Boşanma, günümüz toplumlarında sıkça yaşanılan toplumsal bir olaydır. Çocuklu eşlerin evlilik birliğini sona erdirmeleri, ailede en fazla çocukları etkilemektedir. Yapılan araştırmalar, çocukların problemli bir aile ortamında yaşamayı anne-babalarının boşanmasına tercih ettiklerini göstermektedir.

Eşlerin boşanması kaçınılmaz ise, çocuklarının bu durumdan en az zararla çıkmalarını sağlamak için ebeveynlerin bilinçli ve birlikte hareket etmeleri gerekmektedir. Boşanma öncesinde konu basit bir dille onlara anlatılmalı ve duruma alışmaları sağlanmalıdır.

Anne-babalarının boşanması çocuklar açısından asla arzu edilmeyen bir durumdur. Aileleri boşanan çocuklar mutlaka bir gün onların bir araya geleceği hayali ile yaşarlar. Bir boşanma ne kadar sorunsuz gerçekleşirse gerçekleşsin çocuklar açısından olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Her çocuğun boşanma sonrası tepkileri farklıdır. Bu tepkiler çocuğun yaşına, gelişim düzeyine, aile ve sosyal yapısına göre değişir.

  • Küçük yaştaki çocuklar, anne babaları boşandıklarında, uyku sorunları yaşayabilir, daha hırçın davranışlar sergileyebilir veya annesinin de terk edeceğini düşünüp daha bağımlı hale gelebilir. Arkadaşlarıyla ilişkilerinde sorunlar yaşayabilir.
  • Okul çağındaki çocuklarda derslere yönelik ilgisizlik belirebilir, akademik başarısı düşebilir. Anne babasının ayrılmasından kendini sorumlu tutabilir. Anne babasına karşı, özellikle sorumlu gördüğü ebeveynine karşı aşırı öfkeli davranışları olabilir.

NE YAPIMALI?

  • Çocuğun hem anneye hem babasına ihtiyacı olduğundan her ikisiyle düzenli vakit geçirmeli
  • Anne baba aralarındaki sorunu çocuğa yansıtmamalı, birbirleri hakkında olumsuz konuşmamalı, bu durum çocuğu daha çok öfkelendirir
  • Anne baba, çocuğa anlaşamadıklarından ayrılacaklarını, bu durumun çocuk ile ilgisi olmadığını hakkında bilgi verilmeli. İlişkileriyle ilgili karmaşık açıklamalar yapmamalı.
  • Çocuğun alışık olduğu düzen değişmemeli
  • Çocuğun ruh sağlığı konusunda destek alınmalı
  • Çocuğun sosyal hayatına önem verilmeli, aktiviteler düzenlemeli
  • Çocuğa her zaman destek verileceği, bakımının aksatılmayacağı konusunda güven verilmeli
  • Çocuğu ilgilendiren her konuda eşlerin işbirliği kurmaları gerekli

Özellikle Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi bu gibi durumlarda önerilir.

Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi nedir?

Tüm psikoterapi ekolleri temellerinde düşünce, duygu, davranış öğelerinin bir veya birkaçı üzerinde odaklanır. Bu üçlünün birbiriyle ilişkisinin en çok vurgulandığı ekol Bilişsel Davranışçı Terapidir. Bilişsel Davranışçı Terapi’ye göre kişinin düşünce ve inanç sisteminde gerçekleşen değişimler, duygusal ve davranışsal değişimlere yol açar. Bu temel prensip çocuklarla yürütülen psikoterapi süreçlerine de ilham vermiş ve Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi (BDOT) yaratılmış.

BDOT çocuğun düşünceleri, hayal dünyası, duyguları ve çevresel faktörlerinin birleşimine odaklanır. Terapi sona erdiğinde amaçlanan, işe yaramayan başetme stratejilerini daha etkili yöntemlerle değiştirmektir ve bu amaca ulaşmak için oyun kullanılır. Bu şekilde ifade edince diğer oyun terapilerinden ne farkı olduğu sorusu geliyor insanın aklına. BDOT’nin geleneksel oyun terapilerinden pek çok farkı olmasına rağmen, paylaştıkları ortak prensipler de var.

Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi hangi çocuklar ve sıkıntılar için daha uygun?

BDOT kaygı, korku, depresyon, saldırganlık, travma, sosyal beceri eksikliği, boşanma gibi konularda kullanır. Bilişsel ve davranışçı yöntemleri çocuklarla çalışırken dikkat edilecek en önemli nokta çocuğun zihinsel gelişim düzeyidir.

Örneğin, okul öncesi yaşta çocuklar kelimelere yeteri kadar hakim değiller. Bu yaş çocuklarına uzun cümleler ve yeni kavramlar kullanarak bir beceri öğretmeye çalışmak sonuç vermeyebilir. Onlar kendilerini ifade etmek ve yeni beceriler öğrenmek konusunda yaşantısal tecrübelerden daha çok faydalanır. Bu yüzden BDOT’nde çocukların yaşına özgü güçlü tarafları göz önünde bulundurularak seçilen yöntemler daha başarılı olur.

Çocuklar, yaşamlarındaki kısıtlı deneyimlerden yola çıkarak hayatlarına ve kendilerine dair bazı tanımlar yaparak terapiye geliyorlar. Yaşlarına göre değişen bilişsel seviyeleri ve çevrelerindeki olaylardan etkilenen bu tanımlar zaman zaman çok gerçekçi olmayabilir. Oyun terapisi yardımıyla daha etkili tanımlar ve sorunlarla başaçıkabilme yolları öğreniyorlar. BDOT’nin oyunun kullanıldığı diğer yöntemlere kıyasla en büyük avantajı yapılandırılmış olmasıdır. Yapılandırılmış tekniklerin bilimsel destek bulması elbette daha kolay. Ayrıca, belli sorunlar için belli tekniklerin olması hem terapi sürecini kısaltır hem de farklı terapistlerin benzer şekilde çalışabilmesini sağlar.

Related Articles

Lansmana Davet
admin1 @ 2019-07-12 15:14:19
İlk 5 kişi' ye Promosyon Eğitim
admin1 @ 2019-07-12 15:00:20
6 Ay veya 3 Aylık Staj Programı
admin1 @ 2019-06-26 15:59:40

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

Share the joy