Bilişsel Çarpıtmalar

Bilişsel Çarpıtmalar

 

Bilişsel çarpıtma nedir ve neden bir sürü insanda gözlenir? Bu sorunun çok yönlü bir cevabı var. İlk önce bilişsel çarpıtmaların ne olduğuyla başlayalım. Bilişsel çarpıtma zihnimizin aslında doğru olmayan şeyler hakkında bizi ikna etmesidir diyebiliriz. Bu bilişsel çarpıtmalar aslında bizim yanlış ve mantıksız düşüncelerimizin temellerini oluştururlar ve sonuç olarak olumsuz duygu ve davranışları pekiştirirler. Bizi bu düşüncelerin doğru olduğuna ikna ederek, ruh halimizin kötü yönde etkilenmesine sebep olurlar. Örnek vermek gerekirse,  bir insan kendine “ Ben ne zaman yeni bir şey yapmaya çalışsam başarısız oluyorum” diye bir şey söylediğinde bu düşünce o kişiyi hayatının her alanında yıpratır. Bu siyah-beyaz bilişsel çarpıtmaya iyi bir örnektir. Bir de üzerine “Ben ne yaparsam yapayım başarısız olacağım.” Gibi bir düşünce eklenirse, bu kişide depresyon ve anksiyete neredeyse kaçınılmaz bir hale gelecektir.

BDT ve RDDT gibi psikoterapi yaklaşımlarının temelinde ise bu bilişsel çarpıtmalarla savaşmak yatar. Kişilere bu düşünceleri fark etmeyi ve onlarla sürekli bir fikirsel çatışma içine girerek çürütmeyi öğretmeyi hedeflerler. Ardından bu çürütülen düşüncenin yerine faydalı ve işlevsel bir düşünce kazandırılır.

 

En Yaygın Bilişsel Çarpıtmalar

 

            1976 yılında Aaron Beck, bilişsel çarpıtmalar hakkındaki ilk teoriyi geliştirdi. Ardından 1980 yılında David Burns bu bilişsel çarpıtmaları net bir şekilde tanımlayarak örneklendirdi ve literatüre kattı.

 

  • Filtreleme

Kişinin, yaşanan bir olayda negatif yönlere odaklanıp onları olabildiğince büyütürken, bütün pozitif yönlerini göz ardı etmesi durumudur. Örneğin kişi başına gelen bir olayın tek bir kötü yönüne odaklanarak hayatını ona merkez edebilir. Bu filtreleme yapıldığında kişi sadece o olayın değil, diğer bütün pozitif şeylerin farkındalığını yitirmeye başlar.

 

  • Polarize Düşünme (Siyah-Beyaz bakış açısı)

Bu bilişsel çarpıtmaya sahip bireyler olayları tamamiyle ya siyah ya da beyaz olarak görürler. Ya mükemmel olmalılardır ya da her şey berbattır. Bu kişiler için olayların ve kişilerin ortası yoktur. Bu kişilerin hayata bakış açısı bu yüzden aşırı abartıdır ve onları kötü yönde etkiler.

 

  • Aşırı Genelleme

Bu çarpıtma yönteminde kişiler herhangi bir olay veya durumu aşırı genelleyerek hayatının her alanına yansıtırlar. Örneğin bir sınavda başarısız olmuş birey artık her sınavda başarısız olacağına inanabilir. Bunun yarattığı anksiyete ise bu durumun tekrarlanmasına yol açacaktır.

 

  • Direk Sonuca Atlama

Çevresindeki diğer insanlardan böyle bir şey duymamasına rağmen, ondan nefret ettiklerini hissettiği için buna inanan bir insan bu bilişsel çarpıtmanın en güzel örneğidir. Diğer insanların ne düşündüklerini ve hissettiklerini bildiğimizi veya hissettiğimizi düşünebiliriz ama bunun böyle olduğuna dair elimizde hiç bir kanıt yokken bunu gerçekmiş gibi yaşamaya çalışmak bir bilişsel çarpıtmadır. Elde veri olmadan direk sonuca atlamak yine kişinin hayatında bir sürü probleme yol açacaktır.

 

  • Felaketleştirme

Bu çarpıtma çeşidinde birey yaşadığı veya yaşayabileceği bir olayı olabildiğince abartarak onu dünyanın sonu olarak görmeye başlar. Olabildiğince abartılan ve büyütülen bu olay sanki kişi için çözülemeyecek bir felaketmiş gibi gelmeye başlar ve büyük bir korku ve kaygı yaratır. Bunun tam zıttı şekilde olayı olduğundan çok daha önemsiz bir hale getirme durumu da bilişsel çarpıtmalar arasında yer almaktadır.

 

  • Kişiselleştirme

Bu bilişsel çarptıma çeşidinde kişiler diğerlerinin dediği ve yaptığı her şeyi kişisel algılama hatasındadırlar. Diğer kişilerin dedikleri ve yaptıklarının arkasında art niyet olmadığı bariz olsa bile bu bireyler bunları kişiselleştirme konusunda ısrarcılardır. Bu bireyler kendilerinden bağımsız kötü bir olay gerçekleştiğinde bunu kendilerine bağlama gibi düşünce hatalarına da düşebilirler.

 

 

  • Kontrol Yanılgısı

Yine çok sık görülen bu çarpıtmada kişiler olayları iki farklı çeşitte yanlış yorumlayabilir ve kontrol yanılgısına düşerler. Bunun ilki “içsel kontrol yanılgısı”dır. Örnek vermek gerekirse, kişi üzgün bir arkadaşının yanına gidip “Neden mutsuzsun? Buna ben mi sebep oldum?” diye sorabilir. Görüldüğü üzere tamamiyle kendi kontrolünden bağımsız bir olayın sebebini yorumlarken açık bir yanılgıya düşmüştür. “Dışsal Kontrol Yanılgısı”nda ise kişi kendini kör talihin kurbanı olarak görür. “Yaptığım işin kötü olmasının sebebi benden bağımsız ama istesem de düzeltemem.” Gibi bir hatalı düşünce söz konusudur.

 

  • Adalet Yanılgısı

Aynı şekilde çok sık yaşanan bu bilişsel çarpıtmada bireyler kendi adalet yargılarına göre durumları değerlendirir ve adil olmadığını düşündüğü durumlarda küskün, kızgın ve umutsuz bir duruma düşer. Hayatın gerçekten de bazen adil olamayacağını fark edemeyen bu kişiler sıkça “Ben çok iyi biriyim, ama benim başıma niye bu kadar kötü şeyler geliyor anlamıyorum. Bu çok adaletsiz.” Gibi düşüncelere kapılabilirler. Ancak gerçekte iyi biri olmakla başına güzel şeylerin gelmesi veya şanslı olmak arasında herhangi bir bağ yoktur.

 

  • Suçlama

Kişiler kendi duygusal acılarının sebebini başka insanlar olarak görüp, kendilerinin hatalarını görmedikleri durumlara düşebilirler. Bunun zıttı bir şekilde başına gelen her olay için kendini suçlama gibi bir hatalı düşünceye de kapılabilirler. Bu iki durumda kişiyi depresif bir ruh haline sokacaktır.

 

  • -meli/-malı Bakış Açısı

Özellikle toplumumuzda sıkça görülen bu bilişsel çarpıtma çeşidinde kişiler çok sıkı şekilde neyin nasıl olması gerektiği hakkında düşüncelere sahiptirler ve kendilerinin bu kesinlikçi bakış açılarını başkalarının çiğnediğini gördüklerinde bu onları oldukça kızdırır. Aynı zamanda kendileri de bu -meli/-malı’cı kesinlikçi anlayışlarını deldiklerinde suçlu hissedebilirler.

 

  • Duygusal Mantık Yürütme

Bu bilişsel çarpıtma kısaca şu cümle ile özetlenebilir: “ Eğer bu şekilde hissediyorsam, bu kesinlikle doğru olmalı.” Bir insan kendinin aptal ve sıkıcı olduğunu hissediyorsa kesinlikle öyleyimdir diyorsa duygusal mantık yürütme hatasına düşüyor demektir. Bunun sebebi duyguların çok yoğun olması ve çoğu zaman insanların sağlıklı düşünmelerinin önüne geçiyor olmasındandır.

 

  • Değişim Yanılgısı

Diğer kişilere yeteri kadar baskı kurulursa veya tatlı sözlerle ikna edilirse onların istenilen yönde değiştirilebileceğine dair yaşanılan bir yanılgıdır. Bu kişiler çevrelerindeki insanları istedikleri yönde değiştiremezler ise mutlu olamayacaklarını düşünebilirler. Genelde romantik ilişkilerde gözlenen bu yanılgıda “Eğer kocam şu bir kaç huyunu değiştirirse her şey mükemmel olacak” gibi bir düşünce söz konusudur.

 

  • Global Etiketleme

Bu çarpıtma çeşidinde kişi kendinin veya diğer insanların bir kaç davranış veya özelliğinden onların bütün kişiliğini etiketlerler. Aşırı genellemenin ekstrem bir hali olan bu bilişsel çarpıtmada kişinin küçük bir anlık kabalığından “ Ne kadar da iğrenç bir insan. Bu kişiden her türlü kötülük beklenir” gibi bir sonuç çıkarma tarzı bir düşünce söz konusudur. Ya da kişinin ufak bir iyiliğinden “Bu kişiden kesinlikle hiç bir kötülük gelmez. Her şeyiyle süper bir insan” çıkarımı da aynı şekilde hatalıdır.

 

  • Her Zaman Haklı Olma

Bu bilişsel çarpıtmada kişiler haksız çıkma durumundan aşırı çekinirler ve bu durumu asla kabul etmezler. Diğer insanlara karşı tutumlarının çok yıpratıcı, argümanlarının mantıksız veya yalan olmasına aldırmadan haklı çıkmaya çalışırlar. Sıklıkla çevrelerindeki insanları üzer veya kızdırırlar.

 

  • Cenneten Gelen Ödül Yanılgısı

Bu son yanılgı çeşidimizde ise kişi yaptığı fedakarlık veya kendini adamışlık karşılığında önünde sonunda evrenin onu ödüllendireceği inanışına sahiptir. Aslında bu “adalet yanılgısı”nın bir benzeridir. Çünkü adil bir dünyada daha çok fedakarlık yapan veya çalışanın daha fazla ödüllendirilmesi gerekir. İşte aynı bu inançtan dolayı kişi bu düşünceye sahiptir. Fakat kişi aradığı ödülü alamadığında büyük bir hayal kırıklığı ve öfkeye kapılabilir.

Related Articles

Lansmana Davet
admin1 @ 2019-07-12 15:14:19
İlk 5 kişi' ye Promosyon Eğitim
admin1 @ 2019-07-12 15:00:20
6 Ay veya 3 Aylık Staj Programı
admin1 @ 2019-06-26 15:59:40

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

Share the joy